Latince ismi ‘Camellia sinensis’ olan Yeşil çay, çaygiller familyasındandır. Tropik ve subtropikal bölgelerde de yetiştirilmektedir. Her dem yeşil, kuvvetli ana köke sahip çokyıllık bir bitkidir. Yeşil çayın anavatanı Çin ve Japonya’dır. Ülkemizdeki anavatanı Rize ve Trabzon olarak bilinir. Yeşil çay, sıradan bir çay olmaktan çok daha fazlasıdır. İlk kullanımıyla ilgili bilgiler M.Ö 3000 yılına kadar uzanmaktadır. Bir rivayete göre dönemin Çin imparatorunun önündeki kaynayan suya tesadüfen Yeşil çay yaprağının düşmesi sonucu Yeşil çay keşfedilmiştir.
Latince adı ‘Sideritis’ olan Yayla çayı, ballıbabagiller familyasındandır. Anavatanı İspanya ve Türkiye’dir. Ülkemizde Akdeniz, Ege, Marmara ve Güney Anadolu’nun orman içlerinde, çalılıklarda ve dağ eteklerinde yetişir. Yaprakları Adaçayı’na çok benzerliğiyle bilinir. Ancak yapraklarının sertliğiyle hemen adaçayından ayırt edilen çokyıllık otsu bir bitkidir. Acem arpası, Altınbaş, Boz kekik, Bozlan çayı, Düğümlü çay, Eldiven çayı, Eşek çayı, Kandil çayı, Kazdağı çayı, Kedikuyruğu çayı, Sarıkız çayı, Sivri çay, Tosbağa çayı, Topuklu çay, Dağ çayı isimleriyle de bilinir.
Epilobiums are mostly herbaceous plants, either annual or perennial ; a few are subshrubs . The leaves are opposite or rarely whorled, [5] : 354 simple and ovate to lanceolate in shape. The flowers are actinomorphic (radially symmetrical) with four petals that may be notched. [5] [6] These are usually smallish and pink in most species, but red, orange or yellow in a few. The fruit is a slender cylindrical capsule containing numerous seeds embedded in fine, soft silky fluff which disperses the seeds very effectively in the wind.
Latince adı ‘Sorbus Domestica’ olan Üveyz, gülgiller familyasındandır. ‘Sorbus’ sözcüğü Latince ‘Sorbum’ sözcüğünden gelir ve meyve anlamını taşır. Anavatanı Finlandiya’dır. Ülkemizde Marmara ve Karadeniz bölgelerinde doğal olarak yetişir. Kışın yapraklarını döken çokyıllık bir bitkidir. Mayıs ve Haziran ayları arasında, beyaz, nadiren de pembe renklerde çiçek açar. Meyveleri yalancı meyve tipindendir, armuda benzerliğiyle dikkat çeker. Muşmula gibi bu meyvelerde ancak olgunlaştığında yenilebilir. Yoksa tadı çok acımtıraktır.
Latince adı ‘Citrus aurantium’ olan Turunç, turunçgiller familyasındandır. Anavatanı Güney Doğu Asya’dır. Ülkemizde Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetişir. Kışın yapraklarını dökmeyen beyaz renkli çiçekleri olan çokyıllık bir bitkidir. Hoş kokulu meyveleri küçük portakala benzerliğiyle dikkat çeker. Dış kabuk sert, yeşilimsidir. Olgunlaştıkça altın sarısına dönüşür. Acımtırak ve ekşimsi tadı nedeniyle limona alternatif olarak Aydın, Nazilli bölgelerinde etli pide ve salatalarda kullanılır. Meyve kabuklarının hoş kokusundan esans üretilir. Hemen her türlü tatlıda, dondurmalarda ve keklerde harika tatlar yaratmak için kullanılabilir.
Latince adı ‘Artemisia dracunculus’ olan Tarhun, papatyagiller familyasının yavşan cinsindendir. Anavatanı Sibirya’dır. Ülkemizde Ankara, Gaziantep, Urfa ve Erzurum’daki bazı bahçelerde yetiştirilmektedir. Yuvarlağımsı gövde üzerinden açık yeşil renkli dallara ayrılır. Bitkinin tabanına doğru gövde kahverengileşir. Yaprakları parlak yeşil, ince ve uzundur. Yaprak altında bulunan yağ bezeleri biberimsi acı tadı olan güzel bir koku yayarlar. Küre biçimli çiçekleri küçücük ve beyaz renkli, çok yıllık çalımsı bir bitkidir.
Latince adı ‘Cinnamomum Verum’ olan Tarçın, defnegiller familyasındandır. Anavatanı Güney ve Güney Doğu Asya’dır. 100’den fazla türü bulunur. En yaygın olarak bilinenleri Çin tarçını ve Seylan tarçınıdır. Tatları, kokuları birbirine oldukça yakın olan bu iki tür arasında Seylan tarçını daha rafine ve zor bulunan bir türdür. Her dem yemyeşil, aromatik kokulu çokyıllık bir bitkidir. Tarçın ağacının kurutulmuş kabukları kullanılır. İnsanlık tarihinin en eski baharatlarından biridir. Kuvvetli kokusu, keskin ve uzun süreli tesiriyle hemen diğer baharat türlerinden rahatlıkla ayırt edilebilir.
Latince adı ‘Humulus lupulus’ olan şerbetçiotu, kendirgiller familyasındandır. Anavatanı Avrasya ve Kuzey Amerika’dır. Ülkemizde 1965 yılından beri yetiştirilir. Özellikle Bilecik Pazaryeri ve Bursa Havalisini içine alan geniş bir alana yayılmıştır. Temmuz ve Eylül aylarında yeşilimsi beyaz çiçekler açan, çokyıllık otsu bir bitkidir. Şerbetçiotu meyvesi kozalağa benzerliğiyle dikkat çeker. Koni biçiminde, sarımsı yeşil ya da sarımsı esmer renktedir. Yol kenarlarında, çalılıkların ve ağaçların gölgesinde yetişir.
Latince adı ‘Fumaria Officinalis’dır. Latince ‘yer kokusu’ anlamına gelen ‘fumus’ kelimesinden türemiştir. Gelincikgiller familyasındandır. Anavatanı Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve Türkistan’dır. Ülkemizde hemen hemen her bölgede doğal koşullarda yetişir. Mavimsi yeşil renkteki çok çatallı yapraklarını taşıyamayarak yerlere doğru eğilir bir görünümdedir. Bahçelerde, tarlalarda ve otluk alanlarda rahatlıkla yetişen tek yıllık bir bitkidir.
Latince adı ‘Erica manipuliflora’ olan Süpürge tohumu, fundagiller familyasındandır. Anavatanı Güney Afrika’dır. Ülkemizde Trakya bölgesinde yetişir. Güneşli yerleri ve kurak toprakları sever. İsmi süpürge otu olmasına rağmen süpürge üretiminde kullanılmaz. Bu adı daha çok süpürgeye benzerliğinden almıştır. Kırmızımsı, mor ve pembe renkte çiçekler açan, çan şeklinde ve yaprak dökmeyen bir çalı bitkisidir. Püren, Çalımsı funda, Sonbahar fundası ve Süpürge çiçeği isimleriyle de bilinir. Her mevsim yemyeşildir. Afrika kökenli bir bitki olmasına rağmen yaygın olarak Avrupa’da yetiştirilir.