Latince adı ‘Herba Ericae’ olan Funda yaprağı fundagiller familyasındandır. Anavatanı Güney Afrika’dır. 600’den fazla türü bulunur. Afrika’nın diğer bölgelerinde, Akdeniz ülkelerinde ve Avrupa’da yetişir. Ülkemizde Trakya ve Kuzey Anadolu’da yaygındır. Her mevsim yeşil kalan çokyıllık bir bitkidir. İğneyi andıran minyatür yaprakları vardır.
Latince adı ‘Ocimum basilicium’ olan Fesleğen, ballıbabagiller familyasından tek yıllık otsu bir bitkidir. 50 farklı türü vardır. Genelde ılıman bölgeleri tercih eden bu bitkinin anavatanı Hindistan’dır. Günümüzde ise bütün Akdeniz kıyısındaki ülkelerde ve ülkemizde Güney Anadolu bölgesinde yaygın olarak yetiştirilmektedir. Hem taze, hem de kurutularak kullanılabilen fesleğenin popülerliği kendine has kokusundan gelir.
Latince adı “Cynara scolymus” olan Enginar yaprağı, papatyagiller familyasındandır. Anavatanı Güney Avrupa ve Akdeniz’dir. Ülkemizde Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde doğal olarak yetişmektedir. Enginarın sert gövdesi olukludur ve oldukça kuvvetlidir. Sapsız yaprakları uzun oval ve parçalı yapıda çokyıllık otsu bir bitkidir. Farklı tadı ve hemen her çeşit sebzeye, ete uygunluğuyla sofraları süslemeye adaydır: Tavuklu enginar, havuçlu enginar, enginar salatası, enginar mücveri, zeytinyağlı enginar, enginarlı pizza… Kısacası enginar hemen her tür yemekte tadını özgürce sergiler.
Latince adı ‘echinacea angustifolia’ olan Ekinazeya papatyagiller familyasındandır. Anavatanı Amerika’dır. Ülkemizde bazı yörelerde kirpi otu, kirpi başı, erguvani kirpi başı, samson kökü olarak da bilinen çokyıllık bir bitkidir. Bir öbek etrafında birden fazla dallara ayrılarak büyüyen Ekinazeya çiçeği dairesel eksen etrafına dizilmiş taç yapraklardan oluşur. Bu yaprakların rengi sarıdan turuncu ve mor renge kadar çeşitlilik gösterir.
Latince ismi ‘Acorus calamus’ olan Eğir kökü, yılanyastığıgiller familyasındandır. Dere ve durgun su yataklarında yetişen çokyıllık otsu bir bitkidir. Anavatanı Kuzey Amerika ve Hindistan’dır. Ülkemizde, Sapanca, Yeniçağa, Beyşehir ve Eğirdir göllerinin kenarında doğal koşullarda yetişir. Diğer isimleri Azakeriği ve Hazanbel olan Eğir kökü eski çağlardan beri Anadolu’da kullanılmıştır.
Latince adı “Malva Vulgaris” olan Ebegümeci, 1500’e yakın türüyle kutuplar hariç dünyanın hemen her yerinde yetişir. Deniz kenarlarını, bataklık, nehir yakınlarını ve rutubetli ortamları sever. Ebegümecigiller familyasındandır. Bu çokyıllık ve otsu bitki Türkiye’nin hemen her yerinde yaygın olarak yetişmektedir. Antik Yunan ve Roma döneminden bu tarafa sebze olarak birçok kültür tarafından kullanılmış bir bitkidir.
Latince adı ‘Arctium lapa’ olan Dulavratotu papatyagiller familyasındandır. Soğuğa ve kötü hava koşullarına oldukça dayanıklı olan bu bitki genelde salaş yerlerde yetişir. Nemli bölgeleri ve gölgeyi tercih eden Dulavratotu ülkemizde daha çok Orta, Kuzey ve Doğu Anadolu’da farklı türlerine rastlanırken, Avrupa, Kuzey Asya ve Kuzey Amerika’da yaygındır. Bilinen diğer isimleri arasında Uluavratotu, Pıtrak, Dulkarıgömleği, Hanımyaması sayılabilir.
Latince adı ‘Arctium tomentosum’ olan Dulavrat kökü papatyagiller familyasındandır. Soğuğa ve kötü hava koşullarına oldukça dayanıklı olan bu bitki genelde salaş yerlerde yetişir. Nemli bölgeleri ve gölgeyi tercih eden Dulavratotu ülkemizde daha çok Orta, Kuzey ve Doğu Anadolu’da farklı türlerine rastlanırken, Avrupa, Kuzey Asya ve Kuzey Amerika’da yaygındır. Bilinen diğer isimleri arasında Uluavratotu, Pıtrak, Dulkarıgömleği, Hanımyaması sayılabilir.
Adından da anlaşılacağı gibi denizde yetişen Deniz Kadayıfı bitkisi, bir çeşit kırmızı su yosunudur. Latince adı ‘Chondrus crispus’ olan bu bitki, özellikle Atlantis Okyanusu, Avrupa ve Kuzey Amerika’nın Atlantik kıyılarında yaygındır. Ne yazık ki, ülkemiz denizlerinde yetişmez. Yetiştiği bölgelerde denizin çekilmesiyle birlikte kıyıdan toplanan yeşilimsi kırmızı renkteki Denizkadayıfları, yıkanıp temizlendikten sonra güneşte kurutulur.
Latince adı “Laurus Nobilis” olan defnegiller familyasındandır. Dört mevsim yapraklarını dökmeyen çokyıllık bir bitkidir. Anavatanı Akdeniz ülkeleridir. Tüm Avrupa, Akdeniz, Ege bölgelerinde bol miktarda doğal koşullarda yetişebilen defneyaprağı, ülkemizin nadide zenginliklerinden biridir. Dünya defneyaprağı ihtiyacının yüzde 80’i Türkiye’den karşılanmaktadır. Defne yaprağının görüntüsü kadar kokusu ve tadı da etkileyici güzelliktedir.